24/1/2007
Bir Karşılaştırma Denemesi
Yazar: İhsan Deniz
Yukarıdaki başlık, Kurtuluş Kayalı’nın “Nuri Pakdil ya da edebiyat eksenli dünya açılımı” adlı yazısının bir bölümünü oluşturuyor. Yazı, Hece’nin, Edebiyat dergisi ve Nuri Pakdil özel sayısında yayımlandı.
Özetle Kurtuluş Kayalı, söz konusu değerlendirmesinde, ‘dışardan’ bir gözle özellikle 1960 sonrası Türk dili, edebiyatı ve düşünce hamleleri bağlamında Nuri Pakdil ve Edebiyat dergisi hareketi ile bir diğer isim ve hareket olan Sezai Karakoç ve Diriliş dergisini ‘karşılaştırıyor’.
Söylemek bile fazla: İlginç bir anlama/anlamlandırma yöntemi!
“Belki de Nuri Pakdil’i anlamanın yolu onun yazdıklarını Sezai Karakoç’un yazdıklarıyla karşılaştırmaktan geçer. Birkaç noktada önemli sayılabilecek farklılıklar üzerinde durulabilir. Aslında farklılıklar birkaç nokta üzerinde odaklaştırılabilir” diyen Kurtuluş Kayalı, her iki çizginin özellik arzeden baskın yanlarıyla, daha ziyade birbirinden farklı algı, anlayış, tavır ve yaklaşım biçimlerini seslendirirken, meseleye, âdeta tarafsız bir gözlemci kimliğiyle yaklaşmayı deniyor.
Nuri Pakdil’in Edebiyat dergisindeki konumu, yayıncılık anlayışı, ifade biçimi ile Sezai Karakoç’un Diriliş’indeki genel atmosfer ele alınarak, her iki ismin farklı hassasiyet noktaları vurgulanıyor örneğin.
Edebiyat ve Diriliş’in, çıktığı dönemlerde, Türkiye’deki siyasal oluşum ve gelişim dinamiklerine bakış açıları da üstünde durulan hususlardan.
Her iki ismin birer kimlik/kişilik olarak sanat ve edebiyat alanındaki duruşları, öne çıkan bariz nitelikleri sayılmakla kalmıyor, bunun nasıl bir ilgi odaklanmasına sebep olduğu da zikrediliyor.
Öte yandan, Cumhuriyet dönemi edebiyatının çeşitli veçhelerine dair bakış ve tahlil denemelerinde, hangi ismin ne tür yaklaşım biçimlerine yakın durduğu, kimi örneklerle dikkatlere sunuluyor.
Türkiye, Batı dünyası, Orta Doğu, İslâm coğrafyası ve dünya ölçeğinde sanata, edebiyata ve düşünce izleklerine hangi yanıyla ağırlık verildiği ve bunlarla ilişkili yansıtma modellerinin içeriği, yazının bir başka değini noktası olarak sayılabilir.
Neticede, ortaya, aynı iklimden ve aynı topraktan beslendiği hâlde, yönelimleri bakımından ayrışan iki farklı karakterin, iki farklı algı dünyasının, varoluş biçiminin, yapılaşma tarzının, eylem biçiminin, kulvar ve eksenin ete kemiği büründürdüğü bir fotoğraf çıkıyor.
Bu fotoğrafın ve dolayısıyla söz konusu yazının ve diğer yazı ve değerlendirmelerin ayrıntılarını daha yakından görmek/okumak için, Hece’nin Ocak sayısına ulaşmak yeterli.
kaynak: yenisafak.com.tr