« Önceki | Sonraki »

24/1/2007

Kerkük ve Sezai Karakoç

Yazarı: Burhan Ayeri

Bugün aslında Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’ne layık görülen Sezai Karakoç’u başlı başına işlemek niyetindeydik. Yine de, kalan yerimizi ona ayıracağız. Çünkü Karakoç bu ülkenin yetiştirdiği en büyük şairlerden biridir. Eğer ‘Sol takımın egemen olduğu’ edebiyat dünyamızda yeni yeni kabul görüyorsa yine de büyük aşama. Hatta bir kısım kendi kendini duayen ilan etmişler ekranlara çıkıp onu övmeye başladılarsa, ‘Devrin değişmesindendir’.

5n1k’da Sezai Karakoç’un ele alındığını görünce sevindik. Bir takım isimlere fikri soruldu. Ancak yine de iç spikerin şu cümlesine tanık olabildik; ‘Sonuçta, muhafazakar biri’. Demek ki, solcu, sosyalist hatta marksist değilseniz, ağzınızla kuş tutsanız faydası yok.

Karakoç’la tanışıp, sohbetimizin tarihini bugün gibi hatırlıyoruz; Aralık 1974. Şimdilerde inzivaya çekilen şair, Allah uzun ve sağlıklı ömür versin 1933 Ergani doğumlu. Büyük Babası Hüseyin Efendi. Gaziosmanpaşa ile birlikte Plevne kahramanı olmuş isimlerden. İlginç olan solcu yatağı Mülkiye Mektebini - SBF-bitirmesi. Maliye Bakanlığı bünyesinde hizmetleri var. Daha sonra fıkra yazarlığı yapıp, yayıncılığa başladı. Hayatta sonuçsuz tek girişimi ‘Diriliş Partisi’ni kurmak oldu. Binlerce dizesi var. Pek çoğunu kitaplaştırdı. Kullandığı vezinle kaynaştırdığı kelimelerin seçimi olağanüstüdür. En uzun şiirlerinden biri olan ‘Alın Yazısı Saati - İstanbul-’ muhteşemdir. ‘Yeryüzüne ayı indir, o bir şehir olsun’ diye başlar.

Bazılarına tuhaf gelse bile bizi etkileyen en önemli eseri ‘Balkon’dur. Burada, aslında dile getirdiği sıradan insanların dramıdır. Buyurun okuyun:

‘Çocuk düşerse ölür çünkü balkon

Ölümün cesur körfezidir evlerde

Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların

Anneler anneler elleri balkonların demirinde

İçimde ve evlerde balkon

Bir tabut kadar yer tutar

Çamaşırlarınızı asarsanız hazır kefen

Şezlongunuza uzanın ölü

Gelecek zamanlarda

Ölüleri balkonlara gömecekler

İnsan rahat etmeyecek

Öldükten sonra da

Bana sormayın böyle nereye

Koşa koşa gidiyorum

Alnından öpmeye gidiyorum

Evleri balkonsuz yapan mimarların’

Yıllardır sabah - akşam ‘Nazım’ı, yere göğe koymayanlar, biraz da Sezai Karakoç’u okusunlar. Görmezden geldikleri deryaya dalacaklardır.

kaynak: aksam.com.tr’deki yazının bir kısmıdır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Arkadaşına Gönder!