24/1/2007
Üstat Sezai Karakoç Ödülü Ödüllendirdi
Yazar: Ali Haydar Haksal
Düşünce ve sanat hayatımızın en önemli isimlerinden Üstat Sezai Karakoç’a Kültür Bakanlığı ödül verdi. Kültür ve düşünce geleneği açısından önemli bir gelişme.
Üstat Sezai Karakoç’a ödül verilmesi ne anlama gelir, ya da gecikmiş bir ödül müdür? Yıl içinde ödüller verilirken, içinde bulunulan durumun duyarlılığı ve hasbiliği anlamında ödüller nasıl bir anlam ifade ederler.
Dünya kültürünün ödüllerine bakarken ödülleri anlamsız kılan davranış ve anlarla yüzleşilir kimi zaman. Ödüllerin bir anlamı da kalmaz. Şöhret olma peşinde koşanlar için bir basamaktır sadece. Kimi ödüller saygın bir konuma sahip iken kimi isimlere verilen ödüllerle anlamlarını ve değerlerini yitirirler. Ödüller ve ödül verilenler ile birlikte kurumlar zamanla yitip giderler.
Ülkemizde verilen ödüllerin çoğunlukla karşılık ya da yerini bulmadığından ödüller anlamsızlaşırlar. Bir kurumun verdiği ödülleri anlamlı kılan ödül verilenin konumu ve durumudur. Kültür bakanlığı ödülü bence bu anlamı içermektedir. Kültür Bakanlığı ödülü anlam ve değer kazanmıştır.
Nobel Ödülü olayından sonra Üstat Sezai Karakoç’a verilen bu ödül karşılaştırmasında, anlam bakımından Üstat Sezai Karakoç’un Kültür Bakanlığı ödülünü anlamlı kılması değer niteliğindedir. Orhan Pamuk ile Nobel Ödülü nasıl irtifa kaybetmişse, Kültür Bakanlığı ödülü Üstat Sezai Karakoç ile değer kazanmıştır. Aradaki fark budur.
Nobel ödülüyle Dünya kültürü bir değere sahip olmamıştır. Pamuk’un romanları dünyayı sarsıcı bir etkiden uzaktır. Nobel ödülüyle Türk Edebiyatı değeri dünyaya yansımamıştır. Hatta bu ödül ile Türk edebiyatına küçümsenesi bir göz ile bakıldığından kuşku yoktur. Eleştiri ve gerçekler acımasızdır. Koparılan bu kadar gürültüden sonra dünya kültüründe Türk Edebiyatı üzerinde bir dalgalanma olmamıştır. Dünya kültürü Türk romanlarının, öykülerinin üzerine abanarak eserlerimizi çeviri fırtınasına tutmamıştır. Bu ödül, sadece Orhan Pamuk’un şahsına verilmiştir, Türk edebiyatına verilmemiştir.
Sezai Karakoç’a verilen ödül Türk şiirinin, düşüncesinin, edebiyatının değer bulmasıdır. Kendi değeri üzerine bir değer daha katmasıdır. Türk şiir ve düşüncesi köklü bir geleneğe sahiptir. Şiirimizin halklarına yeni bir halka eklenmesi olayının tanıtlanmasıdır. Bu yüzyılda yabancı düşüncelere karşı verilmiş bir ödüldür bu. Batı kompleksinden kurtuluşunun bir tanımlanması olarak da görülmelidir. Şiirimizi şiirimizin damarından sürdürme düşüncesi. Bu aynı zamanda Türk diline verilmiş bir ödüldür. Köklü düşünce geleneğimizi de sahiplenmedir. Nobel gibi ödüllere ya da Batı kültür ve edebiyatına Türk Edebiyatını temsiline bir örnektir Sezai Karakoç. Yabancı ruhlu bir edebiyat ve düşünce değil, köklü geleneğimizin büyük sanatçılarını ve eserlerini takdim olayıdır bu ödül.
Bu ödül Üstat Sezai Karakoç’a verilmemiştir hakiki edebiyata ve düşünceye verilmiş bir ödüldür. Hakiki edebiyatı ise Sezai Karakoç temsil etmektedir.
Genç ve yeni kuşaklar bundan böyle beslenebilecekleri bir pınarı keşfetmiş olacaklardır.
Üstat Sezai Karakoç’un kişiliğinden kaynaklanan ödünsüzlük ev sakınma onun eserlerinin gücü bakımından öne çıkmayı gerekli kılıyor. Bu ödül bunu hak etmiştir. Eserlerin takdimi, okunurluğunun sağlanması bu dönemde daha çok önem kazanmış bulunuyor. Medya ve reklâm kuşağı yabancı düşüncelerden, yapay ve yanıltıcı görüşlerden besleniyor. Reklâm zaten bir değeri ortaya koymayı değil, değersizliği, daha niteliksizliği öne çıkarmayı amaçlıyor. Haksız kazancın pazarlanmasıdır reklâm. Kalitesiz bir eseri allayıp pullayıp arz ediş olayıdır. Bu ödül, reklâm yüzyılında, reklâm ile pazarlanan, mal gibi satılan değersiz ürünlerin önüne bir değerin konulmasıdır. Üstat Sezai Karakoç ile bu anlamı kazanmıştır.
Umarız ki bu zamanda yeni kuşaklar edebiyatımızın öz değerini yakalarlar bu ödülle. Daha çok hakiki olanını bulurlar.
Önemli olan ödülden çok eser okutma olmalıdır. Üstat Sezai Karakoç külliyatını ayırmaksızın bütün olarak yeniden daha dikkatle okunması bu zamanda daha çok önem kazanmıştır.
kaynak: milligazete.com.tr